Anasayfa Site Haritası English

Engin Turgut

" Sanki tutunacak bir dalı, elinden tutacak kimsesi olmayan bir çocuk gibi şiire ve resme sığınmış Engin Turgut. O yüzden renkleri de samimi, kelimeleri de: "Bak, iki çilekeş olduk birbirimize, sanki taflan/ sence sağ çıkar mıyız bu tuhaf aşktan?" Bence kimse sağ çıkamaz bu tuhaf aşktan! Hem sağ çıkmayı isteyen kim? Hem her şey başka bir şeye dönüşüyor, üzüm üzgünlüğe, üzgünlük şaraba, şarap resme... Neye dönüşürse dönüşşün her şeyin sonunda gelip varacağımız yer, aslında başladığımız yer: Sevinç ve keder. Diğerleri geçici, rakı da, şarap da, şiir de, resim de, Engin Turgut'un sözünü ettiği o 'tuhaf aşk' da bu işte, biri olmasa diğeri de olmayacak şey, 'dem bu demdir' dedikleri şey: Şimdi insan olma vakti. Olmayacaksa, olmayacaksak niye şiir yazsın, resim yapsın Engin Turgut? "

Haydar ERGÜLEN

 

Çocukluğumda bile şiiri aradım durdum ve her şeye bir sanatmış gibi bakarak kendimi kirlenmiş ruhlardan ve hayatlardan uzak tutmaya çalıştım. Sevmesini bilirseniz zihnen de, bedenen de genç kalırsınız. Kendimi öğrenmeye adadım. Canım ne istiyorsa onu yaptım. Çocukluğumda en büyük gıda olan sevgiyi ailem ve çevrem esirgemedi benden. Çocuklar her şeyi bilir. Ne kadar hüzünlü bir çocukluk geçirdiysem de gülümsemek denilen erdem içimden hiç silinmedi. Hem bir şair demiş işte: “Büyümek için çocukluğumuzu dışlamak zorunda değiliz.” Trajedi ve komedi arasında yuvarlanıp gidiyoruz. Sanırım yeryüzüne şair olarak gönderildim ben!

Engin TURGUT

Haberler
E-Bülten
Ad Soyad:
E-Posta:
ÇIKAR
Arama